Bazı hayatlar ne kadar anlamlı... Şanslı oldukları için değil, zengin oldukları için değil, şu veya bu özellikleri nedeniyle değil, içine anlam kattıkları için.
Stephen Hawking ölmüş bugün. Ne büyük bir hayat mücadelesi, ne büyük bir anlam arayışı ve ne büyük bir güç. Birtakım özellikleri nedeniyle değil, birtakım özelliklerine RAĞMEN. Yine geçenlerde ölen Doktor (Kolsuz) Agop gibi... Bu insanların en büyük özellikleri, başlarına gelenleri kendilerine bir engel olarak görmemiş olmamaları, bu engellere RAĞMEN, bu engellerin üzerinden atlayarak, bu engellerin varlığını veya yokluğunu kendilerine mevzu etmeyip, sanal dertlerle uğraşmak yerine reel olarak hayata katkı yapmaya çalışmaları.
Hayatta olduğumuz sürece umut vardır. ALS de olsan, kolsuz da olsan, parasız da olsan... Yeter ki kendimizden vazgeçmeyelim. Ve sabredelim. Ve azmedelim. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için inançlı ve kararlı olmak gerekiyor. Nicelerimiz bu iki müthiş adamdan çok daha şanslıyız. Yeter ki bunu görelim ve umudumuzu kaybetmeyelim.
Showing posts with label kişisel gelişim. Show all posts
Showing posts with label kişisel gelişim. Show all posts
Wednesday, March 14, 2018
Thursday, February 22, 2018
Kendime Geldim
Başına hatrı sayılır olay gelmiş, Azrail'le bir dönem ailecek birbirimize oturmaya gitmeli bir ilişki kurmuş biri olarak iyileşmenin her çeşit yöntemini denedim. Psikologundan astrologuna, nefesçisinden üfürükçüsüne, kişisel gelişimcisinden yaşam koçuna pek çok kapıyı çaldım, fayda gördüklerim de oldu, "bu ne hokkabazlık" dediklerim de... Kendini tanıma süreci dipsiz bir kuyu, "ben tamamım artık, hepsini öğrendim, oldum ben" demek mümkün değil, ancak zamanla daha dengeli olunabildiğini, kendimle ilgili, hayatımla ilgili isteklerimi, arzularımı, hayallerimi daha net seçebildiğimi görüyorum. Ya da belki ben öyle sanıyorum, ne de olsa her gün yeni bir gün ve her yeni günde sen de yeni bir sensin.
Yıllar önce yazmayı bıraktığım ve unuttuğum bu blog, bugün yepyeni bir fikirmiş gibi geldi yine aklıma. Bir süredir kendi kendime yazdığım ve yazmanın bana iyi geldiğine karar verdiğim bu dönemde, "niye blog yazmıyorum? ha dur, benim bir blogum var zaten" tadında minik bir Evreka! yaşayınca her şeyin başladığı bu yere geri döndüm. Kimse okumasa da ben okurum, olsun...
Yıllar önce yazmayı bıraktığım ve unuttuğum bu blog, bugün yepyeni bir fikirmiş gibi geldi yine aklıma. Bir süredir kendi kendime yazdığım ve yazmanın bana iyi geldiğine karar verdiğim bu dönemde, "niye blog yazmıyorum? ha dur, benim bir blogum var zaten" tadında minik bir Evreka! yaşayınca her şeyin başladığı bu yere geri döndüm. Kimse okumasa da ben okurum, olsun...
Subscribe to:
Posts (Atom)